Hukukun Temel Kavramları 8. Ünite Özet

Burak
Kasım 12, 2018

Ünite 8: Kamu Hukukunun Dalları

Kamu Hukuku

Hukuk, toplum halinde yaşayan insanlar arasındaki ilişkileri düzenleyen kurallar bütünüdür. Hukuk kuralları devlet tarafından belirlendiği için diğer toplumsal kurallardan farklıdır. Devlet, hukuk aracılığıyla kendi uyacağı kuralları da düzenler.

Kamu hukuku, devletin bireylerle, uluslararası örgütlerle ve diğer devletlerle ilişkilerini konu alan hukuk dalıdır. Kamu hukukunda, devlet ve devletin organları ile yerel yönetimler ve kamu tüzel kişileri hukuki eylemlerin muhatabıdır. Kamu hukukunda, hukuki eylemler kamu gücü ile gerçekleştirilir; hukuki eylemlerin konusu kamu hizmetidir ve genel amacı kamu yararını gerçekleştirmektir.

Kamu Hukuku-Özel Hukuk Ayrımı

Roma Hukukundan günümüze kadar hukukun, kamu hukuku ve özel hukuk olarak ayrımı mevcuttur. Bu ayrımı kabul edenler ve destekleyenler, kamu hukukunun devletle ilgili, özel hukukun ise kişilerle ilgili olduğunu savunurlar. Fakat hukukun bağlayıcılığının devlete ve kişiye göre değişmeyeceğini savunan görüşler ise bu ayrımı kabul etmezler.

Hukuk kuralları devlet tarafından düzenlenir ve bütün kuralların anayasaya uygun olması gerekmektedir. Buna bağlı olarak bütün kuralların kamusal bir yönü vardır. Diğer bir yandan, kamu hukuku-özel hukuk ayrımını kabul eden ve uygulayan Türkiye’de de, hukuk kuralları uygulanacakları hukuki ilişkilere ve bu ilişkilerin niteliğine göre sınıflandırılmaktadır.

Kamu Hukuku-Özel Hukuk Ayrımının Belirlenmesinde Başvurulan Ölçütler

Kamu hukuku ve özel hukuk dalları arasındaki  farklılıklara bakılarak kamu hukuku-özel hukuk ayrımını yapmak için çeşitli ölçütler geliştirilmiştir. Ancak bu ölçütlerin tartışmaya açık olduğu belirtilmelidir. Çeşitli hukukçular tarafından geliştirilen bu ölçütler aşağıda sıralanmıştır:

  • Egemenlik ölçütü
  • Menfaat ölçütü
  • İrade hürriyeti ölçütü
  • Eşitlik ölçütü
  • Pragmatik ölçüt
  • Uygulama yöntemi ölçütü

Egemenlik ölçütü: Hukuki bir ilişkinin tarafları ya da taraflarından birisi devletin egemenlik yetkisine dayanıyorsa o ilişki bir kamu ilişkisi olarak adlandırılmalıdır düşüncesine dayanır.

Menfaat ölçütü: Kamu hukuku kurallarının kamusal menfaatleri koruduğu, özel hukuk kurallarının ise gerçek ve tüzel kişilerin menfaatlerini koruduğu düşüncesine dayanır.

İrade hürriyeti ölçütü: Hukuki bir ilişkide tarafların o ilişkiyi kurmak veya sona erdirmek konusunda ne kadar serbest oldukları esasına dayanır. Taraflar bağımsız ise o ilişki özel hukuk ilişkisi olarak kabul edilmelidir.

Eşitlik ölçütü: Hukuki bir ilişkinin tarafları eşit statüde ise o ilişki özel hukuk ilişkisi; taraflardan birisi kamu gücüne dayanarak daha üst bir statüde ise o ilişki kamu ilişkisidir düşüncesine dayanır.

Pragmatik ölçüt: Hukuk geniş bir alan olduğundan pratik nedenlerle kamu hukuku ve özel hukuk ilişkileri ayrılmalıdır düşüncesine dayanır. Bu ölçüt uygulama ve öğretme yöntemleri açısından geliştirilmiştir.

Uygulama yöntemi ölçütü: Kendiliğinden uygulanan hukuk kuralları kamu hukuku alanına ilişkindir. Diğer yandan tarafların iradelerine bağlı olarak oluşturulan ve uygulanan kurallar özel hukuk alanına ilişkindir esasına dayanır.

Pedagojik ve pratik nedenlere dayanan kamu hukuku-özel hukuk ayrımının bazı hukuki sonuçları vardır. Bunlar:

  1. Kamu hukuku gücünü devletten alır ve kamu hukuku kurallarının hukuka uygun olduğu kabul edilir. Bu nitelik devletin hukuka aykırı işlem yapmayacağı varsayımına dayanır.
  2. Özel hukuk kişileri ile kamu tüzel kişileri eşit sözleşme ilişkisine girmelerine rağmen bazı hukuki düzenlemelerde kişilerle devlet arasında bir altlık-üstlük ilişkisi
  3. Cezalandırma yetkisi devlete tanınmış bir Özel hukuk kişileri cebir kullanma ve cezalandırma yetkisine sahip değildir.
  4. Çıkan anlaşmazlıklarda hangi yargı merciine hangi usullerle başvurulabileceği ilişkinin ayrımına göre değişir.

Kamu Hukukunun Dalları

Kamu hukukunun başlıca dalları aşağıda sıralanmıştır:

  • Genel kamu hukuku
  • Anayasa hukuku
  • Devletler hukuku
  • İdare hukuku
  • Vergi hukuku
  • Ceza hukuku

Genel kamu hukuku: Hukuki ve siyasi bir örgüt olan devleti tarihi kaynakları, gelişimi ve nitelikleri çerçevesinde inceleyen hukuk dalıdır. Bu hukuk dalı devletin üç unsuru (ülke, halk, siyasi iktidar) arasındaki ilişkiyi incelediği için sadece kamu hukukunun diğer dallarının değil sosyoloji, iktisat, tarih, siyaset bilimi gibi diğer sosyal bilimlerin verilerinden de faydalanır. Bu yönüyle disiplinler arası bir hukuk dalıdır.

Siyasi iktidar ile bireyler arasındaki ilişkinin genel kamu hukukunun inceleme alanının bir parçası olması sebebiyle insan hakları hukuku da genel kamu hukukunun konusunu oluşturur. İnsan hakları hukukunun inceleme alanları    ise

şöyle sıralanabilir:

  • İnsan haklarının tarihsel gelişimi
  • İnsan hakları kuşakları
  • İnsan hakları belgeleri
  • İnsan haklarının korunması ve güvence altına alınması

Devletler genel hukuku: Devletler arasındaki ilişkileri düzenleyen hukuk dalıdır. İç hukuktan bağımsızdır ve ilke olarak devletlerle devletler, devletlerle uluslararası kuruluşlar ve uluslararası kuruluşların birbirleri ile olan ilişkilerini düzenlemektedir.

Devletler genel hukukunun başlıca kaynakları hukukun genel ilkeleri, milletlerarası anlaşmalar, milletlerarası örf ve adet hukuku kuralları, mahkeme kararları ve doktrindir.

İnsancıl hukuk: Uluslararası hukukun bir parçası olarak bireylerin silahlı çatışmalar esnasında korunmasına ilişkin hükümler ile devletlerin silahlı çatışmalar esnasında uyması gereken kuralları düzenler.

Anayasa hukuku: Siyasi iktidarın oluşumuyla doğrudan ilişki olduğu için siyaset bilimine en çok yaklaşan hukuk alanı olarak görülebilir.

Anayasalar bir devletin temel yapısını, kuruluşunu, iktidarın devrini ve devlet iktidarı karşısında  bireylerin hak ve özgürlüklerini düzenleyen belgelerdir. Anayasa, Anayasa hukukunun ilk biçimsel kaynağıdır ve normlar hiyerarşisinde en üst basamakta yer alır, diğer normların anayasaya aykırı olmaması gerekir.

Anayasalar üç şekilde sınıflandırılırlar:

  1. Yazılı ve yazılı olmayan anayasalar
  2. Çerçeve ve düzenleyici anayasalar
  3. Sert ve yumuşak anayasalar Anayasaya göre devlet organları:
  • Yasama (TBMM)
  • Yürütme (Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu)
  • Yargı (Bağımsız mahkemeler) şeklindedir.

Anayasa yargısı: Yasama organının anayasaya aykırı düzenleme yapmasını önlemek ve anayasanın üstünlüğü ilkesini hayata geçirmek amacıyla ortaya çıkmıştır. Buna dayanarak anayasa yargısı üç aşamadan oluşur.

Birinci aşama, hangi kuralın neden anayasaya uygunluk denetimine tutulacağının belirlenmesi; ikinci aşama denetlemede kullanılacak ölçü normların saptanması  ve son aşamada iki normun karşılaştırılarak anayasaya aykırılık olup olmadığının saptanmasıdır.

İdare hukuku: Kamu kuruluşlarının teşkilatı, yetkileri, görevleri, kamu görevlileri, kamu malları, kamu kuruluşlarının idari denetimi ve idari yargıyı düzenleyen hukuk dalıdır. İdare hukukunun konusu, bütün kamu kuruluşları ile bu kuruluşların işleyişi ve fertlerle olan ilişkilerinden    oluşur.    İdare    hukukunun    ilk  kaynağı anayasadır. Anayasadan sonra, kanun, kanun hükmünde kararname, tüzük, yönetmelik gibi yazılı kurallar gelir. İdare hukukunun içtihadi bir hukuk dalı olması nedeniyle mahkeme kararları idare hukukunun kaynakları arasındadır. Son olarak idari teamüller ve öğreti de idare hukukunun kaynakları arasında sayılır.

İdari yargılama hukuku: İdarenin işlem ve eylemlerinin yargısal denetiminin ayrı kurallara ve yargısal denetime bağlı olması sebebiyle ortaya çıkmıştır.

Türkiye’nin idari yargı sistemine göre idari davalar ikiye ayrılır:

  1. İptal davası
  2. Tam yargı davası

İptal davası: İptal davaları idarenin işlemleri dolayısıyla menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalardır.

Tam yargı davası: Tam yargı davaları, idarenin bir işlemi nedeniyle zarar görmüş olanlar tarafından açılan tazminat davalarıdır.

Ceza hukuku: Kamu hukukunun bir dalı olarak haksızlık teşkil eden insan davranışlarından hangilerinin suç olarak tanımlanması gerektiğini ve bu davranışların hangi koşullar altında islenmesi halinde suç oluşturacağını, fail hakkında ne tür yaptırımlar uygulanacağını belirleyen kurallar bütünüdür. Ceza hukuku kendi içerisinde üçe ayrılır:

  1. Ceza genel hukuku
  2. Ceza özel hukuku
  3. Ceza muhakemesi hukuku

Ceza yargılaması (muhakemesi) hukuku: Ceza kanunları ile düzenlenen suçların kovuşturulması ve yargılanmasına ilişkin usulü belirler ve amacı maddi hukuk bakımından doğru ve adil bir kararın verilmesini sağlamaktır. Ceza yargılaması hukukunun asıl kaynakları anayasa, uluslararası sözleşmeler, kanunlar, kanun hükmünde kararnameler, tüzük ve yönetmelikler; yardımcı kaynakları ise mahkeme kararlarıdır.

Vergi hukuku: Devletler, kamu ihtiyaçlarını karşılamak için maddi kaynağa ihtiyaç duyarlar. Bu maddi kaynağı gerçek ve tüzel kişilerden vergi toplayarak elde ederler. Devletler kamu gücüne dayanarak zor yoluyla vergi toplarlar. Bu sebeple vergi hukukunun devletin uyması gereken bazı ilkeleri vardır. Bunlar şu şekilde sıralanabilir.

  • Vergide kanunilik
  • Vergide genellik
  • Vergide adalettir

Vergi kanunları devletle kişiler arasındaki mali ilişkileri düzenleyen kurallardan oluşur; bu kurallar ise verginin tarhını, tahakkukunu, tahsilini ve vergi yargısını düzenler.

Vergi ile sosyal devlet olma niteliği arasında yakın bir ilişki vardır. Kamu gücüne dayanarak elde edilen vergi gelirlerinin   nasıl   ve   kimler   için   harcanacağı devletin ekonomik tercihlerini ortaya çıkarır. Vergide adalet ilkesi bu noktada çok önemlidir.

Vergi yargısı: Vergi uyuşmazlıklarının çözüm yollarını ifade etmektedir. Vergi hukukunun amacı, vergi uyuşmazlıklarını çözmek, vergi mükellefleri ile devlet arasında çıkar dengesini kurmak, vergi sistemini denetleyerek kamu yararını gerçekleştirmek ve içtihat yaratmak olarak sıralanabilir.

Güz Dönemi Dönem Sonu Sınavı
12 - 13 Ocak 2019

Üye OlŞifremi Unuttum